Bireylerin kendi aralarında kurdukları ilişki, duygusal ve ruhsal açıdan son derece önemlidir. Hayatımızın büyük bir bölümünü birlikte geçirdiğimiz ebeveynlerimiz, eşimiz, çocuklarımız ile olan ilişkimiz direkt olarak hayatımızı etkilemektedir.



Evlilik içerisinde çıkan çatışmalar, problemler, doğru bir şekilde çözülmediği zaman daha büyük sorunlara yol açabilmektedir. Aile ve çift terapisinin amacı, bu çatışmaları çözmek ve ilişkiyi daha sağlıklı bir boyuta taşımaktır.
Aile terapisi bu sorunları çözümlerken kişinin kendisi ve partneri hakkında daha çok bilgi sahibi olmasını amaçlar; olaylara karşı tarafın gözünden bakabilmeyi, mevcut sorunlarla baş edebilme tekniklerinin gelişmesini sağlar.
Aile ve çift ilişkilerinde problem yaşayan herkes bu terapi yönteminden yararlanabilir. Sıklıkla aşağıdaki konulara çözüm arar;

Çift ilişkileri
Evlilik problemleri
Boşanma
Çocuk ve ergenlerde davranış bozukluğu ve okul problemleri
Aile yaşamında değişiklikler
Ebeveynlik becerileri
Üvey bireyi bulunan ailelere destek
Psikoseksüel zorluklar
Evlat edinme, üvey ebeveyn/çocuk ilişkileri
Göç eden ailelere destek

Aile ve Çift Terapisi Nasıl Yapılır?

Aile ve çift terapisi uygulamalarının farklı yöntemleri vardır. Çoğu uygulamada görüşmeler çift olarak yapılır, çiftlerin kendi aralarındaki iletişimlerini gözlemlerken, yaşanan durumlara farklı bir pencereden bakabilmeleri, eşlerinin istek ve şikâyetlerini anlayabilmeleri, partnerini tanımaları amaçlanır.

Aile terapisti yaşanan sorunlarda arabuluculuk yapacak olan ya da suçlunun kim olduğuna karar verecek olan kişi değildir. Ya da size öğütler vererek aile olmayı öğretecek kişi değildir. Terapistin görevi aile bireylerinde farkındalık yaratmaktır. Bu farkındalık ile birlikte aile bireyleri kendi kararlarını veriyor olacaktır.

İlişkide yaşanan sorunu çözebilmek adına eşlerin birlikte hareket edebiliyor olması çok büyük bir avantaj sağlar. İki taraf da ortada bir çatışma olduğunun farkındadır ve bunu düzeltme niyetindedirler. Fakat bunun gerçekleşemediği durumlar da olabilmektedir. Bir psikologdan yardım alıyor olmak maalesef bazen çok yanlış yorumlanabiliyor. Çiftlerden biri bu fikre "Ben deli değilim, sen git!" ya da "Benim ihtiyacım yok, sorun sende!" gibi bir karşılık verebiliyor. Oysa aile ve çift terapisine katılan kişiler "deli" olarak nitelendirilemeyeceği gibi, terapi içerisinde amaç asla suçluyu bulmak değildir. Eşinize danışmanlık alma teklifinizi bir kavga esnasında ya da sorunları çok yoğun yaşadığınız bir anda söylemeyin. Olumsuz duygular varlığını sürdürürken böyle bir teklifte bulunmak çoğu zaman ters tepki yaratır. Kavga esnasında bu tip bir teklif ile geldiğinizde karşı taraf bunu bir eleştiri ya da hakaret olarak nitelendirip savunmaya geçer ve terapi fikrine kendisini kapatır.

Kimi kişiler de kişilik yapıları ve toplumsal koşullanmalar ile birlikte "birisinden yardım alma" fikrine sıcak bakmayabiliyor. Bununla birlikte ailede yaşanan problemlerin gizli kalması ve üçüncü bir kişi ile paylaşılmaması gerektiği inancı terapiye katılıma engel teşkil edebiliyor. Eşinizin neden aile ve çift terapisi istemediğini anlamaya çalışın ve onu rahatlatmaya, bu durumun normal ve olması gereken olduğu konusunda ikna etmeye çalışın. Bu konuda bir terapistten de yardım alabilirsiniz.
Her ne kadar tek başınıza problemli bir evliliği düzeltmeniz çok kolay olmasa da eşinizi ikna edemediğiniz durumlarda tek başınıza da bir terapistten yardım alabilirsiniz. Terapi sürecinde siz kendinizi tanıyabilir, kendi durumunuzu belirleyebilir ve üzerinize düşen düzenlemeleri uygulayabilirsiniz. Sizin evlilik içerisinde bir değişim sağladığınızı gören eşiniz de bu sayede terapiye dâhil olmayı kabul edebilir.

Back-Up ve Dr. Back-Up Psikolojik Danışmanı Çağlar Karaman yazdı?