Gezmeye başlayan ?enginarcılar? baharın ilk emaresi. Enginarın yanında insanın canı bakla çekiyor. Bunları tek tük bulmaya başlarken, ?Önümüz yaz, kilo vermek lazım, sebze yiyelim.? diyerek kereviz ve karnabaharın bir kez daha kıymetini anlıyoruz. Bir taraftan da onların son turfandaları bir başka tatlı oluyor. ?Herhalde artık bu son yiyişim? diyerek son akşam yemekleri ile veda ediliyor bütün kış bizi yalnız bırakmayan bu tatlı sebzelere. Ne yalan söyleyeyim ?Lahanacığım, seni pek fazla özlemeyeceğim? diyor insan? Beyazı ile veda daha kolay, morda hafif içimiz burulmuyor değil. Turp ve pırasa için arkadan gelen ama çok fazla olmayan bir hüzün yaşanıyor. Yurtdışına gidip akrabalarını görmüş ama memleketini özlemiş biri gibi bahar sebzelerini heyecanla bekleyerek veda ediliyor pırasaya. Sonra dağlardan yabani kuşkonmazlar inmeye başlıyor. Serada yetişenlere göre çok daha keskin ve hırçın bir tadı var yabani kuşkonmazın. Onu yumurtayla yiyip, limonla ekşitince sanki sahibi oluyoruz ancak o aynı özgürlükle devam ediyor varoluşuna.

Bir de bize göz kırpıp yok olan kanımca dünya çapında bir sebze var; ismi: Sultani Bezelye. Taze bezelye ile aynı zamanlarda çıkıyor ama kabuğu ile yeniyor. Öyle körpe, öyle narin ki? Bunu tam olarak pişirmek bana güzelliğini öldürmek gibi geliyor. Bu sebepten ya hafifçe tavada bir dakika çeviriyorum ya da buharda haşlayıp ?edamame? gibi bir parça tuz ve acı ile mideye indiriyorum.



Sonra taze sarmısak düşüyor sofraya. İlk aklıma gelen kendisini ince ince kıyıp sebzeli tepsi kebabı yapmak oluyor. Ya da közleyip kemirmek. Domates özlemi artık benim için katlanılmaz hale geliyor. Hakiki domatesleri haziran ortasından önce tatma imkânım yok. Bütün kış uslu durdum diyerek küçük kaçamaklar yapmaktan kendimi alıkoyamıyorum, ne yalan söyleyeyim.

Bir de Çağla Badem var. Tane tane yemek dışında dondurma ve pişmaniyeyle yemeyi severim, bayılıyorum o haline. Pişmaniyenin tatlılığını ekşisiyle dize getirip, dondurmaya ?Buyrunuz efendim? diyor asi asi.

Yaza geçiş yapan yenilebilir çiçekler



Mayıs geldikçe en güzel yenilebilir çiçekler çıkıyor: Mor salkım ve hanımeli. Güneyde de portakal, limon ve turunç çiçekleri, en son olarak da zambak ve güller. Bir de unutmamak lazım mülverler açar. Portakal çiçeklerinden çiçek suyu, reçel, hiç olmazsa bir dal, evin kokması için kesilip kenara konur. Melisa bütün kışı ürkek ürkek geçirmişken coşuverip yaprak atmaya başlar. Defne de yapraklarını mayıs ayında yeniler.

Bir de ıhlamur ve akasya ile yaza geçiş yaparız. Sokakların buram buram kokması bir insanın ömrü boyunca en keyifle hatırlayacağı anlardan biridir.
Bir de kiraz ağacı, fıstık ağacı, hatta ıhlamur ağacı yapraklarından ve tabii ki asma yapraklarından taze taze dolma yapma imkânı doğuyor. Kabaklar ilk çiçeklerini ?Haydi içimi doldur? dercesine sunuyor.
Tam bu zamanlarda incirler yalancı incir döker. Eskiler bilir ve bunlarla reçel yapar. Yeşil cevizlerin kabukları henüz sertleşmemiştir toplanır, kirece yatırılıp reçel ve macun yapılır. Bunu yapan hanımların elleri bir parça kararır. İşte öpülesi ellerdir onlar. Son olarak da mis kokan çilekler ve ekşi ekşi can erik yenir. Şanslı olanlar yabani dağ çileklerinden toplarlar. Kâh taze taze yenir kâh güneşte reçel yapılır hiç pişirilmeden. ?Moy? derler kendisine Hemşin?de..

Fırında Patatesli Kek





Malzemeler:
1,5 büyük boy patates (2 adet orta boy )
2 avuç sultani bezelye
3 diş sarımsak
1 adet acı kırmızı biber
70 gr. kuru et
1 adet salçalık biber
4 dilim taze kaşar peyniri
1 dal biberiye
4 çorba kaşığı zeytinyağı
4 adet yumurta
2 çorba kaşığı un
1/3 su bardağı süt
Tuz ? Karabiber

Hazırlanışı:
2 adet orta boy patatesi tavla zarı büyüklüğünde küpler şeklinde doğrayın. Fırına girebilme özelliği olan bir tavaya 4 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyin ve patatesleri bu yağda kızarana kadar çevirin. Patatesler neredeyse pişince içine 1 avuç sultani bezelyeyi birkaç parçaya bölerek ekleyin. 2 diş sarımsağı ince dilimler halinde doğrayarak, 1 adet kapya biberi de jülyen doğrayarak üzerine ilave edin. Eğer acı seviyorsanız 1 kırmızı acı biberi de ince ince kıyarak ilave edebilirsiniz. Tarifin sultani bezelyeyle birlikte başrol oyuncularından 70 gram kurutulmuş eti birkaç bıçak darbesiyele ufaltıp tavaya ekleyin. 2 dal biberiyeyi de tadının daha iyi çıkabilmesi için biraz ovduktan sonra ince ince kıyarak ilave edin. Ara ara tavadaki tüm malzemeleri iyice karıştırın. Hepsinin eşit piştiğinden emin olun.
Son olarak 4 yumurta, 2 çorba kaşığı un ve 1/3 bardak sütü bir kasede çırpın. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Yumurta karışımını tavadaki malzemelerin üzerine dökün ve 4 dilim kaşar peynirini üzerine yerleştirin. 3-5 dakika sonra, tavayı 200 derecelik fırının orta katına koyun. Bu şekilde 10 dakika daha pişirdikten sonra iyice kabarmış bir halde fırından çıkarıp, ziyafete hazır olun.

Fırında Baharatlı Domates



Malzemeler:
8 adet domates
20 diş sarımsak
3 dal taze kekik
½ çay bardağı + 2 çorba kaşığı zeytinyağı
Karabiber
Tuz

Hazırlanışı:
Fırın tepsinizi iki kaşık zeytinyağıyla yağlayın. Üzerine sekiz adet domatesi boyuna iki parçaya kesip. yerleştirin. Üç dal taze kekiği domateslerin üzerine dağıtın. Biraz çekme karabiber ve çekme tuz serpin. Domateslerin etrafına 20 diş kabuğu soyulmamış sarımsağı dağıtın. Yarım çay bardağı kadar zeytinyağını tüm tepsinin etrafında gezdirip, alttan ve üstten yanan fırında 220 derecede 45 dakika pişirin. Domatesleriniz ufaksa bu süre kısalacaktır. Servis yapmadan evvel fırında rengi değişmiş kekikleri tat versin diye tepsinin tabanına indirip, taze kekikler ekleyin. Herkes sarımsağını kabuğundan kendi eliyle çıkarıp yiyebilir

Back-Up Lezzet Danışmanı Şef Ceyda Baza yazdı