Her şeyden önce egzersizi hayatımızın bazı zamanlarında başlayıp istediğimiz zaman bıraktığımız bir hobi olmaktan çıkarmalıyız. Hiç kimse sabah uyandığında ?Bugün yemek yesem mi?? ?Bugün su içsem mi?? diye düşünmez; çünkü bu ihtiyaçları karşılamazsak ölürüz, bunları düşünmeden ve yargılamadan yaparız. İnsanoğlu, bugün sahip olduğu hayat tarzına göre egzersizi de bu temel ihtiyaçları arasına katmak zorundadır.



Günümüzdeki hastalıkların % 70?i hareketsizliğe bağlı oluşan hastalıklardır; bunlar başlıca, kalp hastalıkları, dolaşım sistemi hastalıkları, diyabet, obezite ve aşırı kilo gibi temelinin hareketsizliğe bağlı olduğu hastalıklardır. Hareketsizlik kötü beslenmeyle birleştiğinde özellikle gelişmiş ülkelerin en büyük problemlerinden biri haline gelmiştir. Bu durum göz önüne alındığında egzersizin ve sporun bir yaşam tarzı haline gelmesinin bir gereksinim olduğu görülmektedir.

Haftada minimum 3 gün maksimum 6 gün mutlaka ve mutlaka düzenli egzersiz yapılmalıdır. Eğer haftanın 6 günü yapılabiliyorsa çok daha faydalı olur. Bölgelere ayrılmış antrenman şekliyle birlikte çalışmanın süresi ve yükü azalır, fiziksel gelişim çok daha hızlı ve etkili gözlenmeye başlar. Burada en önemli husus 3, 4, 5 ve 6 gün yapılan sporun şiddetinin ne kadar, ne zaman ve ne için yapılacağının doğru programlanmasıdır. Bunu doğru planlayabilecek kişi işinde uzman bir spor eğitmenidir.

Spor yapmak kadar dinlenmenin de çok önemli olduğu unutulmamalıdır. En azından haftada 1 gün bedenimiz dinlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki vücut dinlenirken kendini tamir eder, gelişir, güçlenir, çalışmak kadar dinlenmenin önemi göz ardı edilmemelidir.

Back-Up Spor ve Fitness Danışmanı Serhat Sıdal