Mide sindirim sistemimizin önemli organlarından biridir. Ağızda başlayan sindirim midede ve bağırsaklarda devam eder. Mide özellikle proteinlerin sindirildiği sindirim organımızdır.

Mide kanseri sinsi başlayabilen ve hızlı seyreden bir kanser türüdür. Mide kanseri en sık görülen 4. Kanser türüdür. Çoğu zaman mide kanseri tanısın konulduğunda hastalık ilerlemiş olabilmektedir. Komşuluk yoluyla, kan ve lenf yolu ile diğer organlara yayılabilir. Tütsülenmiş ve tuzlu yiecekler mide kanseri riskini arttırır. Tütsülenmiş ve tuzlu balık tüketiminin fazla olduğu Japonya?da mide kanseri eskiden çok fazla görülürken günümüzde düzenli sağlık taramaları ve halkın bilinçlenmesi nedeni ile görülme sıklığı çok azalmıştır.



Mide kanserini arttıran diğer risk faktörleri ise öncelikle yaştır. İleri yaşlarda görülme sıklığı artmaktadır. Mide kanseri erkeklerde daha fazla görülürken Asya ve Afrika halklarında daha sık görülmektedir. Sigara içilmesinin de hemen hemen her kanser türünde olduğu gibi mide kanseri riskini arttırdığı bildirilmektedir.

Mide kanseri risk faktörleri arasında en çok araştırılmış olanı beslenme alışkanlıkları olmuştur. Tütsülenmiş, tuzlanmış, salamura edilmiş yiyeceklerin fazla tüketilmesi, fast food tipi gıdaların aşırı tüketilmesi ve aşırı tuz tüketiminin mide kanseri riskini arttırdığı gösterilmiştir. Taze sebze ve meyve tüketilemsi, C vitamininden zengin beslenme, sarmısak ve yeşil çay tüketiminin ise mide kanserini engellemeye yardımcı olduğu söylenmektedir.

Mide kanserinin tipi ne olursa olsun belirtileri oldukça benzerlik göstermektedir. Mide kanserine has çok belirleyici bir semptom olmasa da semptomların çoğunluğu sindirim sistemi kaynaklıdır.

Öncelikle mide ve karında şişlik ya da huzursuzluk, mide ağrısı şeklinde belirti verebilir.
Çok çabuk doyma mide bulantısı ve yemekten sonra kusma.
İnatçı ve tedaviye yanıt vermeyen mide ağrılarının mutlaka bir hekime danışılması gerekir.
Hastalığın ileri evrelerinde iştahsızlık, istem dışı aşırı kilo verme, çabuk doyma, bulantı-kusma ve midede dolgunluk hissi olabilir.

Mide kanserinin en iy tanı yöntemi gastroskopi denilen mide içine bakılması yöntemidir. Bu yöntem ile mide içi görülür ve şüpheli görülen oluşum ve odaklardan biyopsi alınarak tanı konulur. Gastroskop ile mide kanserlerinin %95?inin tanısını koymak mümkün olmaktadır. Gastroskopi ve biyopsi sonrası hastalığın evresinin de belirlenebilmesi, diğer organlara yayılım olup olmadğının anlaşılması için ileri tetkikler yapılır ve ardından tedavi süreci başlar.
Mide kanseri ne kadar erken evrede yakalanır ve tanı konulursa tedavisi o derece yüz güldürücü olacaktır. Mide kanserinin çoklukla sinsi ve hızlı ilerlediği göz önünde buluındurulacak olursa erken evrede yakalamak her zaman mümkün olamayabilir.

Mide kanserinin tedavi yöntemi cerrahidir. Çoklukla yalnızca tümörün çıkarılması yetmez, tümör ile birlikte midenin de çıkarılması gerekir ancak bazı vakalarda midenin kısmen çıkarılması da yeterli olabilmektedir. Tüm midenin çıkarıldığı cerrahide tömürün komşuluğundaki dokular, lenf bezleri, yemek borusunun ve ince bağırsağın bir kısımını da çıkarmak gerekebilir.

Mide kanserine yakalanmamak için bizlerin de alabileceği bazı önlemler var. Öncelikle beslenme alışkanlığımızı gözden geçirmemiz gerekir.

Mutlaka taze sebze ve meyve tüketilmelidir.
İşlenmiş et ürünlerini aşırı tüketmemek gerekir. (pastırma, sosis, salam, sucuk...)
Aşırı kırmızı et tüketiminden uzak durmak gerekir.
Köde pişirilmiş et ve et ürünlerinden uzak durmak gerekir.
Sporu ihmal etmeden ideal kiloyu korumak gerekir.
C vitamininden zengin beslenme mide kanserinden korumaya yardımcı olacaktır.
Fazla tuz tüketiminden kaçınılmalı, özellikle tuzlanmış gıdalar ve salamura ürünleri çok tüketmemek gerekir.

Mide ameliyatı sonrası tedavini başarılı olabilemesi için kontrolleri sıkı sıkıya olmayı ihmal etmemeli ve sağlıklı beslenmeye doktorun önerilerine uyum göstermelidir.

Dr. Back-Up Doktoru Ali Esat Keskin