İkircikli Biricik
Kitap adlarının tılsımlı havasıyla rafların başında sizi cezbeden yazarlardan İlhami Algör. Çiğdem Vitrinel onun kısacık ama akılda kalan romanı ?Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku?yu sinema âlemine tanıtınca, onun kitap raflarının başında birikenler de günden güne çoğalır oldu.




Olay örgüsüyle pek arası olmayan ama üslubuyla hemen kalabalığın arasından sıyrılıp ?ben buradayım? diyen bir edebiyatı var Algör?ün. Tophaneli bir külhanbeyiyle İstanbullu bir beyefendi arasında gidip gelen, şarkılara, Yeşilçam filmlerine, şiirlere yaptığı sayısız göndermeyle kendine ait bir dil devşiren biri o. Kendi sözleriyle: ?Efendim, ben esasen bir işgüzar, beyhude işlerin piri?yim. Durduk yerde bir merak?a kapılır peşinden giderim.? Şehirde avare avare dolanır ama cebinden parası da eksik olmaz Algör?ün yazar-çizer baş kahramanının. Etrafındaki hikâyeleri de içindeki boşluğu da pürdikkat dinler. Şehre sinen hikâyelerle iç sesi arasında bir denge bulma arayışındadır. Algör?ün romanları da bu denge arayışını anlatır durur. Onu terk edip duran kadınlar sanki biraz hayalidir. Olayların bir yere bağlanmasını bekliyorsanız havanızı alırsınız. Onun özgün dilinin peşinde satırlara dalacaksanız doğru yerdesinizdir.

Yazan: İlhami Algör
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

Aylak Zevkler Kitabı



Yazın ne okuyalım diye sorup duranlara üç kelimelik bir cevabı yapıştırabilirsiniz artık: ?Aylak Zevkler Kitabı? modern şehir hayatının hızına karşı aylak bir yaşamın erdemlerini savunan The Idler dergisinin yaratıcı ekibinin imzasını taşıyor.

Çayın demlenmesini beklemek, yaprak yakalamak, şehirde sallana sallana gezinmek gibi olabildiğince basit, herkesin yapabileceği ama gündelik yaşamın kaosunda unuttuğu ya da yaparken zevk almayı ihmal ettiği ?aylak zevkler?i listeliyor kitap. Bisiklet sürmek, banyo yapmak gibi çok sıradan maddeleri anlatırken bile, bu eylemlere bakışımızı değiştirmeyi başarıyor bu nüktedan başucu rehberi. Ekin sapı emmek ya da sebzelere kibrit batırıp uzaylı yapmak gibi yaratıcı aylaklıklar ise bize yeni zevk kapıları açıyor. ?Aylak zevkler son derece doğa dostudur,? diyor aylaklığa övgü düzen Tom Hodgkinson. ?Doğa bize bedava bu kadar çok şey sunuyorken? pahalı tüketim ürünlerine yönelmemizin saçmalığını yüzümüze vuruyor. Ve kitabın amacını şöyle özetliyor: ?İçimizde yatan doğa sevgisinin, şehvetin ve şamatanın tadını çıkarmamıza yardımcı olabilir.?

Hazırlayan: Kolektif
Yayınevi: Maya Kitap

Deniz Benim Kardeşim



Yalnızca Amerikan edebiyatının seyrini değil, bir neslin hayata bakışını da değiştiren Jack Kerouac?ın ilk romanının ismi sorulsa çoğumuz ?Yolda? diye cevaplarız muhtemelen. Oysa, Kerouac?ın 20?li yaşların başında Grönland?a doğru çıktığı bir deniz seferinde kaleme aldığı ancak yıllar sonra gün yüzüne çıkan bir romanı var.

Yolda?daki özgürlük arayışının, kendini yollara vurarak, başka yüzlerle tanışarak kendi sesini bulmaya çalışan adamın ilk tohumları var bu romanda. Yaklaşık 10 yıl kadar sonra Beat Kuşağı?nın sembollerinden biri haline gelecek, uğruna şarkılar yazılacak olan Kerouac, II. Dünya Savaşı?nın kararttığı bir dünyada, denizin enginliğine bırakıyor kendini. ?Yolda?dan iyi bildiğimiz, karşısına çıkan insanların hayatına nüfuz eden, yaşam coşkusuyla dolu, her anını bir tür sarhoşlukla geçirmeye kararlı bir yolcuyu takip ediyoruz ?Deniz Benim Kardeşim?de. Kerouac?ın dili henüz olgunluğa ulaşmış değil, ama yapmacıksız, kendiliğinden akıveren ve insanı sürükleyen o gizemli hale kelimelerin etrafını sarıvermiş. Bir efsanenin kayıplara karışmış ilk romanını okuma fırsatı kaçmaz.

Yazan: Jack Kerouac
Çeviren: Garo Kargıcı
Yayınevi: Siren Yayınları