Ailesinden ilk defa ayrılacak olan çocukların okula adaptasyon sürecinde kaygı yaşıyor olmaları beklenen bir durumdur. Ancak bu süreci doğru yönetip kaygıları minimuma indirmek çocuğun duygusal gelişimi ve karakter oluşumu için önemlidir.

Bu konuda dikkat edilmesi gereken konuların başında, çocuğun gideceği kreş/anaokulu/oyun grubu kendi yaşına uygun olması gelir. 2 yaşındaki bir çocuğu 3 yaşındaki çocuklarla birlikte okula göndermek çocuğunuzun başarısızlık hissi yaşamasına neden olacaktır. Yaşı gereği yapamayacağı görevlerle başa çıkmaya çalışacak, öğretmenleri ya da ailesi her ne kadar buna gerek olmadığını defalarca anlatsa da sınıf arkadaşları ile rekabete girişecektir. Maalesef ki bu yarışların çoğunda arkadaşlarının gerisinde kalacak, bu yüzden de okul fobisi, özgüven sorunu, adaptasyon sürecinin uzaması, depresyon gibi istenmeyen sonuçlar doğuracaktır.

Çocuğunuz kronolojik yaşı itibariyle bahsedilen gruba uygun olsa dahi fiziksel ve zihinsel gelişimi yaşına uygun değilse çocuğunuz yine yukarıda belirtilen sebeplerle okulda problem yaşayacaktır. Bu nedenle okul kaydı yapılmadan önce bir uzmandan konu hakkında bilgi almak ve uygunluğunu değerlendirmek faydalı olacaktır.



Çocuğun öz bakım becerileri okul ile birlikte elbette gelişecektir ancak çocuğunuz okula sıfır beceri ile başlamamalıdır. Okul döneminden önce çocuğunuzun temel öz bakım becerilerini geliştirdiğinden emin olmalısınız. Tek başına yemek yiyebilme, tuvalet ihtiyacını giderebilme, üstünü giyebilme, ellerini yıkayabilme, dişini fırçalayabilme konusunda belirli bir yeterliliğe sahip olması okulda yaşayacağı zorlukları azaltacaktır.

Sosyal yönden zayıf çocuklar okul arkadaşları ve öğretmenleri ile de iletişim problemleri yaşayabilir. Eğer ki çocuğunuzun özgüven problemi, içe kapanıklık, kendini ifade edememe gibi sorunlar yaşadığını gözlemliyorsanız bu konuda bir destek alıp sorunu biraz çözdükten sonra okul sürecini başlatmanız daha iyi olacaktır.

Çocukta özgüveni değerlendirirken sizin yanınızdaki tavrından ziyade, sizin olmadığınız ortamlarda ne kadar güvenli ve rahat olduğunu değerlendirmeye çalışın. Siz yanındayken bakkaldan çikolata istemesi, kendisine merhaba diyen tanıdıklara cevap vermesi bir ölçüt değildir. Asıl önemli olan sizin güvencenizi hissetmediği anlarda ne kadar kendini açabildiğidir.

Çocuğunuz okula alışmaya çalışırken -eğer çocuğunuzun bu yönde bir talebi varsa- belli bir süre sizin de ona eşlik etmenizde fayda vardır. Kademeli olarak okul ziyaretlerinizi azaltmanız gerekmektedir. İlk başta kendisine sınıfa kadar eşlik ederken bir süre sonra sadece okul bahçesinde bekleyebilirsiniz. Bu konuda çocuğunuza asla yalan söylemeyin. Ben seni kapıda bekliyorum dediğinizde eğer çocuğunuz sizi kapıda göremezse hem size olan güveni sarsılacak hem de okul onun gözünde daha dehşet verici bir yere dönüşecektir.

Çocuğunuz ile birlikte kayıt olacağı okula muhakkak bir ziyarette bulunun. Çocuğunuzun okulunu, sınıfını, öğretmenini önceden tanıması kaygılarını azaltacaktır. Okulda tuvaletlerin ve ihtiyaç duyacağı diğer fasilitelerin yerleri kendisine gösterilmeli ve bu onu da bir rahatlama sağlanmalıdır.

Aynı şekilde okul alışverişini de çocuğunuz ile birlikte yapıp onun isteklerine kulak vermeniz gerekir. Çocuğunuzun okul ile ilgili bir hevesi olması adına sevdiği istediği şeyleri orada kullanacağı anın hayalini kurması beklenir.

Adaptasyon süreci zaman alan bir süreçtir. Biz yetişkinler dahi yeni bir ortama girerken bazı kaygı ve endişeler taşırız, yeni bir ortama adapte olmakta ilk haftalarda güçlük yaşarız. Onların bir yetişkin kadar gelişmiş bir zekaya sahip olmadıklarını, problem çözme konusunda yaşları gereği yetersiz olduklarını aklınızda bulundurun ve anlayışla yaklaşın.

Bir çocuk okula büyük bir istekle başlasa dahi akabinde yaşadığı bir kaç olay ile bu hevesini kaybedebilir. Buna sebep olan olayı keşfedip destekleyici bir tavır sergilemek okula yeniden ısınmasını sağlayacaktır.

Kararlı ve tutarlı olmaya çalışın. Çocuğunuzun okula gitmek istemediği zamanlar olacaktır, okul ile alakalı bazı problemleri olacaktır. Bu problemlerle başa çıkarken aile fertleri aynı frekansta yaklaşmalıdır. Anne hayır gitmen lazım derken baba gitmene gerek yok diyorsa eğer bu sefer çocuğun da aklı karışacaktır ve işine gelen seçeneği uygulamaya çalışacaktır.

Okul döneminde öğretmenleri ile iletişim halinde olmakta fayda vardır. Onları okul ortamında tarafsız bir biçimde dışarıdan gözlemleme fırsatı olan bu kişiler, çocuğunuz ile alakalı size çok değerli ipuçları verebilirler.

1 aylık bir süreçten sonra çocuğunuz hala okula karşı negatif duygular besliyor ve bir türlü adapte olamıyorsa bir uzmandan destek almanızda fayda vardır. Anaokulu içerisinde yaşanan bu sorunlar çözümlemediği zaman, çocuğunuz bu sefer ileriki yaşlarında da okula karşı tepkili ve isteksiz bir yapı geliştirebilir, bu da akademik başarısına ve sosyal yaşantısına direkt olarak etki eder.

Dr. Back-Up Psikolojik Danışmanı Çağlar Karaman