Gestalt tam olarak Türkçe karşılığı olmayan Almanca kökenli bir kelimedir. Psikolojide Gestalt "bütüncül" anlamıyla kullanılmaktadır.

Gestalt terapisi; hümanist psikoloji ile varoluşçu psikoloji akımlarından etkilenerek oluşmuş bir kuramdır. Gestalt Terapi Yaklaşımı, 1940?lı yıllarda Fritz Perls, eşi Laura Perls ve Paul Goodman tarafından geliştirilmiştir. Gestalt akımına göre, bütün, kendisini oluşturan parçalardan farklıdır ve daha fazladır. Bütünü oluşturan parçalar bütünü simgeleyemez ancak bütünün özelliklerine göre belirlenir.
Gestalt kuramında çevreyi algılayışımız çeşitli koşullarla oluşur.

1. Zemin İlişkisi
Normal şartlarda beyin, zeminin üstündeki şekle odaklanır. Bazı durumlarda ise şekil ve zemin yer değiştirebilir. Bireyin odaklandığı kısım şekil statüsünde bulunurken, diğer kısım zemin olarak algılanır.



2. Yakınlık İlkesi
Nesneleri birbirlerine olan yakınlıklarına göre gruplandırarak, algılama eğiliminde oluruz.
Aşağıdaki çizimlerde soldaki kutucukları ayrı olarak değerlendirirken sağdaki çizimi ise büyük bir kare olarak değerlendiririz.



3. Benzerlik İlkesi
Şekil, renk, doku, cinsiyet vb. pek çok özellik bakımından birbirine benzer maddeler birlikte gruplanarak algılanma eğilimindedir.



4. Tamamlama İlkesi
Organizma, tamamlanmamış etkinlikleri, şekilleri, sesleri tamamlayarak algılama eğilimindedir. Organizma, bütünlük oluşturan simetrik şekillere, özetle sağlam bir Gestalt?a ulaşmayı hedefler.
Aşağıdaki çizim net olarak bize bir pandayı göstermese dahi biz boşlukları kafamızda tamamlayıp onu bir panda olarak algılarız



5. Süreklilik İlkesi
Aynı yönde ilerleyen duyusal uyarıcılar birbiri ile ilişkili olarak algılanır. Ani değişikliklerden çok süreklilik algılanır. Aşağıdaki örnekte V şeklinde iki ayrı çizgi yerine birbirini kesen iki çizgi görülmektedir.



6. Basitlik Yasası
Organizma, karmaşık, zor olaylar yerine daha basit ve düzenli olanı algılama eğilimindedir. Basit, düzenli bir şekilde organize edilmiş şekiller karmaşık olanlardan daha kolay algılanır. Oldukça karmaşık bir yapıya sahip bir problemin daha kolay ve tek boyutlu probleme göre algılanması daha zordur.

Gestalt kuramına göre, bizim sadece şekilleri değil, aynı zamanda yaşadığımız olayları algılayışımız da bu ilkelere göre gerçekleşir. Psikoanalitik, varoluşu ve Gestalt kuramları ile bezenmiş bir terapi yöntemine de zemin oluşturur.

Psikaanaliz kuramının bilinçaltı ve bilinç arası ilişkileri, psikoseksüel gelişimi ve bunların hayatlarında karşılaştıkları durumlar arasındaki dinamik ilişkiyi konu alır.

Varoluşçu felsefe boyutunda kişinin kendini varlık olarak ortaya koyuşu ve kabul edişi incelenir.

Gestalt psikolojisinin temelini oluşturan algılama biçimi ve değerlendirme süreçleri, bütünü parçalardan ayırarak değerlendirebilme kavramı terapiyi oluşturan önemli etmendir. Gestalt terapisinin birincil amacı, kişinin toplumla ve yaşadığı çevre ile bütünleşmesini sağlayabilmektir.