Plato düzenli antrenmanlara devam edildiği halde vücudun fiziksel gelişiminin durdurduğu ve yapılan antrenmanlara cevap vermediği safhadır. Bu durumun birden fazla sebebi olabilir, iyi bir spor eğitmeninin, ya da egzersizi yapan kişinin bu sebepleri bilmesi plato surecine girdiğini anlaması ve bu sureci aşması kendisi yâda çalıştırdığı kişi için çok önemlidir.

Platonun en sık rastlanan sebebi aynı tip antrenman modelinin çok uzun sure uygulanmasıdır. Vücut hareketlere alışmış kilolar ve tekrar sayıları antrenman modeline göre gelebileceği en iyi noktaya gelmiş ise ve ayni sisteme devam ediyorsa platoya girmek kaçınılmaz olabilir. Bu esnada antrenman programı kişinin durumu ve hedefleri göz önünde bulundurularak değiştirilmeli uygun bir programla çalışmalara devam ederek plato evresinden çıkılmalıdır.



Plato yaratma olasılığı olan bir diğer unsurda devamlı ayni sporların uygulanmasıdır. Profesyonel sporcular off sezonlarında farklı spor tekniklerine yönelerek plato riskini ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yaparlar.

Plato, kardiyovasküler olarak da bizi etkileyebilir, devamlı ayni tempoda ayni direnç ve mesafede yapılan kardiyo egzersizleri de vücudumuzu plato evresine sokacaktır. Bu yüzden interval çalışma dediğimiz şiddetin arttırılıp azaltıldığı veya sürekli bisiklete biniyorsak arada bir koşuya, koşuyorsak arada bir hızlı tempo yürüyüşe geçerek plato riskinden uzaklaşmış oluruz.

Sürekli aynı tip beslenmede bir nevi plato yaratabilir, besinlerimizi seçerken de farklı vitaminler, farklı mineral ve proteinleri almaya özen göstermeliyiz. Devamlı antrenman yapıp yeteri kadar dinlenemeyen bir vücut önce plato aşamasına girip daha sonra performans düşüklüğü, isteksizlik, uykusuzluk, stres, huzursuzluk, vücudun yağ depolaması, gibi olumsuz durumlar yaratan sürantrene dediğimiz durumla karşı karşıya kalabilir.

Back-Up Spor ve Fitness Danışmanı Serhat Sıdal